


İlk sözüm. Buranın tuvaletinde bile kendinizi bir sultan gibi hissedebilirsiniz. Yok yok, ufak mutluluklar adamı değilim. Zorumdur. Ama durun, bir dinleyin bakalım beni.
Anlatacağımız yer eğer bir köşkse, zamanında sultanlara hizmet eden bir yerse, ilk önce buranın tarihini anlatarak başlamak gerekir yazımıza... Gazetecilik bize bunu öğretti...
Malta ismi taşlardan gelmiş. Sultan Abdülaziz burayı Malta'dan gelen taşlardan yaptırmış. Adı bu taşlardan geliyor. Peki neler olmuş bu köşkte? Tahta çıkarılmak istenen Sultan V. Murat başarısız olunca güvenlik gerekçesiyle köşkte alıkonulmuş, Mithat Paşa köşkün arkasındaki düzlükte kurulan çadırda yargılanmış. Ve bunun gibi birçok tarihi olayı yaşamış bu duvarlar, bu taşlar... Ve ben bu taşların arasındayım. Arasında demiyim! Bahçesindeyim...
Bir Cumartesi akşamı, tavsiye üzerine buraya geldik. Malta Köşkü Yıldız Parkı içerisinde. Yürüyerek gelmekte zorlanacağınız, taksiyle gelseniz özellikle hafta sonu evinize dönmekte zorlanacağınız bir yer. Taksiler Ortaköy'den geldiği için, hafta sonu taksi bulmakta zorlanabilirsiniz. hele ki 5 Haziran'da yağmur yağdığı bir günde bizim yaşadıklarımız gibi...
Neyse, merak ettiğiniz bilgilere gelelim. Güzel bir akşam yemeği için gittiğim yerde hafta sonu açık büfeyle karşılaştım. Açık büfeleri pek sevmem. Tamam, göze hitaben mükemmeller. Fakat pek yemek yemeyen bir sevgiliniz varsa, Sizin de "Aman gördüğüm her şeyi yiyiyim nasıl olsa para verdim" diyecek bir yapınız yoksa burayı hafta içi deneyin derim. Açık büfe yemek 35 TL. Ama yemekler, 20'ye yakın tatlı çeşitleri, börekler muhteşem. Sonuçta bir köşkteyiz. Kötü olmasının imkanı yok.
Hafta içi bir akşam geldiğinizde 2 kişi muhteşem bir yemek ziyafetiyle 40 TL'ye kalkabilirsiniz buradan. Yıldız Parkı hafta sonu burayı koşu parkuru olarak kullanan insanlar için aynı zamanda bir brunch keyfine hitap ediyor. Kalabalık oluyormuş, bilginize...
Etrafı tamamen yemyeşil ağaçlarka kaplı olan, egsoz gazı değil tamamıyla saf oksijen depolayacağınız mekanda sadece 2 masa kısmen deniz görüyor. Ama amacımız deniz görmek değil. Eğer onu isteseydik karbonmonoksit soluya soluya soluğu alabilirsek Bebek'te, Rumelihisarı'nda alırdık...
Malta Köşkü'nün servisi ve dolayısıyla garsonları için her ne kadar ekşisözlük'te pek iyi biçimde konuşmasalarda, ben bu işin duayeni olarak tam not vermeye yakınım...
Bu arada son not çok can alıcı. Belediyeye ait olduğu için mekanda alkol yok.
Sonnot: Köşk muhteşem... Her yanı adeta tarih kokuyor. Hele o tavan süslemeleri, mermer balık desenleri, altın varaklı aynası görülmeye değer. Tuvaleti inanılmaz temiz. Tuvalette bile kendinizi sultan hissedebilirsiniz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder