

Büyük şehirlere aşk küçük geliyor. Aranızda vardır mutlaka, ufak bir yerde büyüyüp, İstanbul'da ikinci aşkını bekleyen, bekleyen, bekleyen...
Okuldan çıkıp sevgilinizi evine yürüyerek bırakmayı, yollarda tanıdıklara görünmeden elele yürüyebilme meziyetini, hergün mutlaka görüşme mecburiyetini, ev telefonundan gizli gizli kısık sesle nasıl konuşulur derslerini, ilk öpücükte al al olan yanaklarımızı hangimiz özlemedik ki? İstanbul'un üstüme üstüme gelmeye başladığı günlerde hep soluğu çocukluğumda alırım. Sevgilimin annesine elele yakalandığım Özlem Pastanesi'nin önünden geçerim. Dudaklarımdaki ilk titremeyi hissettiğim Marmaris'teki o astronot heykelinin oradan bakarım denize bir de... İşte İstanbul'un o kasvetinden sıyrılıp, eski günlerdeki gibi otobüslerle dönerim heyecanlarıma. Sessizliği isterim, samimiyeti bir de. Yalan söyleyemeyen insanların arasından Şadırvan'a kadar yürüyüp, Akyol'a doğru alırım yolumu. Tabii Zeybek Sineması'nın önünden geçmek mecburiyetiyle...
Çocukluğumdan çıkıp biraz daha ergenliği aştığım dönemlerin merkeziydi Marmaris. Son 3-4 yılda ise gidip, uğramadan dönmediğim bir gün olmamıştır Escape'e. Burayı ben keşfetmedim, ortama ayak uydurdum sadece. Marmarislilerin, uzun saçlı, deri ceketli motorcu amcaların, canları sıkıldığında yağmurlu bir Şubat sabahında bile Yunan adalarında rakı içmenin hazzını yaşayan zevk insanlarının yeri burası. Marinanın en gözde mekanlarından biri olan Escape kış gecelerinde şömine başında tango yapanların, bacata sergileyenlerin, zeybekten girip sirtakiden çıkanların yeri.
Yaz akşamlarının değişilmez içkisi biranın popüler olduğu mekanda bir bira zevkiniz sadece 5 TL'ye patlıyor. Yanında dolu dolu gelen bir tabakta şinitzelinizi 7 TL'ye de afiyetle yiyebilirsiniz. Tuvaletimiz bir üst katta olup, "Ben bugün çok içtim. Ama barlar sokağına da bir bakalım" derseniz mekanımızın arka kapısından hemen barlar sokağına çıkabilirsiniz. Ama herkes çıkamaz... Saygılar efendim...
İletişim: herkesoraya@gmail.com